·
Formal ve informal eğitim nedir?
Bilgi toplumu sonrası neler olabilir? Gelecekte eğitim nasıl olmalıdır?
EĞİTİM SÜRECİ
Eğitim
türleri formal eğitim ve informal eğitim olmak üzere ikiye ayrılıyor. Formal eğitim de, planlı
programlı bir amaç doğrultusunda ve özellikle bir yer de geçiyor olması
esastır. Kullanılan yöntemler, süresi,
kapsamı ve uygulaması bellidir. Olumlu, iyi davranışlar çıkarmak
amaçlanmıştır.
İnformal
eğitimde ise; formal eğitimin tam tersi, plansız oluşudur. Bir amacı yoktur.
Belli olan net olan bir süreci yoktur. İyi ya da kötü davranışlar olabilir.
Gelişigüzel ve tesadüfi gelişen davranış değişikliğidir. Arkadaş çevresi, aile
ya da sokak vb. gibi yerlerde olabilmektedir.
Formal
eğitim de kendi arasında örgün ve yaygın olmak üzere ikiye ayrılır. Bir diğer hocamız
bunu 3 kısma ayırdığını söyleyip, algın
eğitimi de eklemişti. Algın eğitim de
ise, ebeveynlerin ve medya toplumunun gençlere, çocuklara toplumsal değerleri
anlatmaktadır. Örneğin Unesco’nun eğitim alanında kullandığı üç sınıflamadan
biridir.
Eğitim
toplumları geliştirir. Öncelikle hayatımıza tarım toplumu yerleşmişti. İ.Ö 8000 ile 6500 yılları arasında hayvanları
evcilleştirmeye, buğday arpa biçmeye başlamışlardı. Hayvanlar için otlak ve sulak alan bulunmaya
çalışılırken de yer değiştiriiliyordu. Sürekli hareket halinde ve yürümekten
yorulan insaonoğlu atları da eğitip binmeye başlamıştı. Bu gibi akıl
düşünmleri yerini ekonomi, sosyal ve siyasal alanda yapılan değişimler sonucu
sanayi devrimini ortaya koymuştur. Sonrasında, teknolojinin adım adım
ilerlemesiyle fabrikalara geçişe neden olmuştur. Sanayi toplumunda ekonomi
sanayiye bağlıdır. Bilgi toplumunda ise sanayi akla bağlıdır. Esasında daha
önceleri de bilgi toplumu hakimdi. Bilgiye olan ihtiyaç kavramı ; tarım
toplumunda hayvanlarını evcilleştirmeleri ve tarımı kullanıp geçinimine
çalışılması da bir bilginin aklın devrimidir ve insanoğlu kadar eskidir. Ve her
geçen gün artmaktadır. Her gün üretim akıl sayesinde çoğalmaktadır. Bilgi
toplumunu bilgi çağı diye adlandıran bir çok düşünürler mevcuttur.
Tarım,
sanayi ve sonrasında bilgi toplumu oluşmuştur. Ekonomik gelişmelerin artımı,
insan verimliliğin artımı ve bilgi toplumundaki artımların sonucunda yeni bir
toplum yeni bir değişim söz konusu olacağı aşikardır. Bunun ismi çağ toplumu,
çağıl toplumu olabilir. Çağ atlamak, büyük bir ilerleme kaydetmektir.
İnsanoğlunun bilgi verimliliğiyle yenilerine yenisini ekleyeceği buluşları çağ
veya çağıl devrinde görülmesi mümkün olabilir. Benim düşünceme göre
teknolojinin olumlu ve olumsuz yönlerine bir örnek vermek istiyorum. Örneğin
akıllı cep telefonlarında, özelliğin artımı kullanılabilirliğinin de azalmasını
ortaya çıkarıyor. Dokunmatik bir telefonun kolayca bozulması esnasında garanti
süresi boyunca telefonu kullanamayışımız
veya maddi kaybımız. Ansiklopedilerden konu araştıran bir öğrenciyle
internetten konu araştıran bir öğrenciyi de baz alırsak; zaman artımı, uluslar
arası ulaşım ve öğrenme iç güdüsü isteği artarken; kolaycılık, hazırcılık ve
acelecilikte doğru orantıda var oluyor. İlerleyen teknolojiye muhakkak ki ayak
uydurmak gereklidir fakat benim deyişimle çağ ya da çağıl toplumunda bir gözlük
yardımıyla tahtaya çizilen şekillere ek olarak resimlerin canlandırmaların oluşumu,
öğrencilerin sınıf içindeki nefes alışverişini, yüz ifadesini ve yazı
yazmasındaki geçen zamanı kullanarak üretilecek olan makinelerin sonunda biz
öğretmen adaylarına bile ihtiyaç kalınmayabilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder