21 Şubat 2014 Cuma

Dijital Çağda Eğitim


·         Formal ve informal eğitim nedir? Bilgi toplumu sonrası neler olabilir? Gelecekte eğitim nasıl olmalıdır?
                                                                   EĞİTİM SÜRECİ

              Eğitim türleri formal eğitim ve informal eğitim olmak üzere ikiye ayrılıyor. Formal eğitim de, planlı programlı bir amaç doğrultusunda ve özellikle bir yer de geçiyor olması esastır. Kullanılan yöntemler, süresi,  kapsamı ve uygulaması bellidir. Olumlu, iyi davranışlar çıkarmak amaçlanmıştır.

             İnformal eğitimde ise; formal eğitimin tam tersi, plansız oluşudur. Bir amacı yoktur. Belli olan net olan bir süreci yoktur. İyi ya da kötü davranışlar olabilir. Gelişigüzel ve tesadüfi gelişen davranış değişikliğidir. Arkadaş çevresi, aile ya da sokak vb. gibi yerlerde olabilmektedir.

             Formal eğitim de kendi arasında örgün ve yaygın olmak üzere ikiye ayrılır. Bir diğer hocamız bunu 3 kısma ayırdığını söyleyip,  algın eğitimi de eklemişti.  Algın eğitim de ise, ebeveynlerin ve medya toplumunun gençlere, çocuklara toplumsal değerleri anlatmaktadır. Örneğin Unesco’nun eğitim alanında kullandığı üç sınıflamadan biridir.

             Eğitim toplumları geliştirir. Öncelikle hayatımıza tarım toplumu yerleşmişti.  İ.Ö 8000 ile 6500 yılları arasında hayvanları evcilleştirmeye, buğday arpa biçmeye başlamışlardı.  Hayvanlar için otlak ve sulak alan bulunmaya çalışılırken de yer değiştiriiliyordu. Sürekli hareket halinde ve yürümekten yorulan insaonoğlu atları da eğitip binmeye başlamıştı. Bu gibi akıl düşünmleri  yerini  ekonomi, sosyal  ve siyasal alanda yapılan değişimler sonucu sanayi devrimini ortaya koymuştur. Sonrasında, teknolojinin adım adım ilerlemesiyle fabrikalara geçişe neden olmuştur. Sanayi toplumunda ekonomi sanayiye bağlıdır. Bilgi toplumunda ise sanayi akla bağlıdır. Esasında daha önceleri de bilgi toplumu hakimdi. Bilgiye olan ihtiyaç kavramı ; tarım toplumunda hayvanlarını evcilleştirmeleri ve tarımı kullanıp geçinimine çalışılması da bir bilginin aklın devrimidir ve insanoğlu kadar eskidir. Ve her geçen gün artmaktadır. Her gün üretim akıl sayesinde çoğalmaktadır. Bilgi toplumunu bilgi çağı diye adlandıran bir çok düşünürler mevcuttur.

             Tarım, sanayi ve sonrasında bilgi toplumu oluşmuştur. Ekonomik gelişmelerin artımı, insan verimliliğin artımı ve bilgi toplumundaki artımların sonucunda yeni bir toplum yeni bir değişim söz konusu olacağı aşikardır. Bunun ismi çağ toplumu, çağıl toplumu olabilir. Çağ atlamak, büyük bir ilerleme kaydetmektir. İnsanoğlunun bilgi verimliliğiyle yenilerine yenisini ekleyeceği buluşları çağ veya çağıl devrinde görülmesi mümkün olabilir. Benim düşünceme göre teknolojinin olumlu ve olumsuz yönlerine bir örnek vermek istiyorum. Örneğin akıllı cep telefonlarında, özelliğin artımı kullanılabilirliğinin de azalmasını ortaya çıkarıyor. Dokunmatik bir telefonun kolayca bozulması esnasında garanti süresi boyunca  telefonu kullanamayışımız veya maddi kaybımız. Ansiklopedilerden konu araştıran bir öğrenciyle internetten konu araştıran bir öğrenciyi de baz alırsak; zaman artımı, uluslar arası ulaşım ve öğrenme iç güdüsü isteği artarken; kolaycılık, hazırcılık ve acelecilikte doğru orantıda var oluyor. İlerleyen teknolojiye muhakkak ki ayak uydurmak gereklidir fakat benim deyişimle çağ ya da çağıl toplumunda bir gözlük yardımıyla tahtaya çizilen şekillere ek olarak resimlerin canlandırmaların oluşumu, öğrencilerin sınıf içindeki nefes alışverişini, yüz ifadesini ve yazı yazmasındaki geçen zamanı kullanarak üretilecek olan makinelerin sonunda biz öğretmen adaylarına bile ihtiyaç kalınmayabilir. 

 

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder