Fatih Projesi ve Geleceği
Sanayi toplumundan bilgi
toplumuna geçiş aşamasıyla birlikte bilişim ve teknolojik alanındaki
yenilenmeler, hayatımızın hemen hemen her kısmına işlemiştir. Günlük
hayatımızın bir parçası haline gelip, insanoğluyla bir bütün olmuştur. Bu
birleşimler beraberinde dijital okur-yazarlık getirmiştir. Örneğin; eskiden seyahat
edilirken ; roman, hikâye
kitapları, dergi ve
gazeteler taşınıp yük edilirdi. Oysa günümüzde yani bilgi çağında diz
üstü bilgisayarların daha kullanışlı ve
fonksiyonlu olanı, tabletler yerini aldılar. Hem kolay taşınıyor hem de gerekli
olan tüm bilgiler seyahat esnasında yanınızda bulunabiliyor. Bu düşünceyi baz
alan fikirler, ‘Fırsatları artırma ve Teknolojiyi İyileştirme
Hareketini ’ düşündüler. Bu projenin kısaltması olarak da Fatih adı
verildi. Fatih’in verilme sebebi ise Fatih Sultan Mehmet’i anımsattığı için
uygun görüldü.
Fatih projesinin benzerleri
Avrupa ülkelerinde özellikle ABD bu çalışmaya önem vermiştir. Tabii ki her
ülkenin ekonomik durumuna göre değişiklik göstermiştir. Mesela; projenin
uygulama yöntem ve düzeyleri
farklı olmamakla birlikte, öğrenimin daha etki yapılması olduğunu
söyleyebiliriz. Türkiye’de 2012 yılarında düşünülmüş, hayata geçirilmesi için planlar başlatılmıştır.
ABD bu çalışmaya daha önceden geçtiği ve daha çok tecrübe edindiği için, bir
nevi ABD’yi örnek aldığımız doğrudur.
Fatih Projesi, MEB tarafından
yürütülüyor. TÜBİTAK, Bilim, Sanayi Teknoloji Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik
ve Haberleşme Bakanlığı gibi ilgili kamu kurumları tarafından da destekleniyor.
Bu projenin 5 yıl içerisinde tamamlanacağı
söyleniyor. Bu projenin amacı; batı ya
da doğu ayırt etmeksizin 17.000.000 öğrenciye tablet bilgisayar
dağıtımını sağlamaktır. Bu proje kapsamında tablet bilgisayar yanı sıra, 42.000
okulda 570.000 sınıfa LCD panelli akıllı tahta temin etmektir. Bu güne kadar
ise, 2259 öğretmen ve 9435 öğrenciye tablet bilgisayar dağıtılmıştır. Bilgi
toplumu yerini ilgi çağına aldığı için yeni doğan bebekler, çocuklar ellerinden
akıllı telefonları tabletleri bırakmamaktadır. Özellikle varlıklı aileler ya da
tablet kullanımını bilen çocuklar sınıf içerisinde bu bilişimi kullanmakta
zorluk çekmez. Özellikle doğu bölgesinde ki öğrencileri bu bilişimi öğretmek
zaman alabilir. Öğretmenlere verilen eğitim ve seminerler, ilk öncelikle
kendilerine sonrasında
öğrencilerine yardımcı olacaktır.
Ayrıca bu proje için yapılan yatırımın
karşılığını alabilmesi de çok önemlidir. Öğretmenlere büyük bir görev
düşmektedir. Teknolojiye öğrenme-öğretme konusunda ayak uydurabilmek, bu
projenin sağlıklı yürüyebilmesi, beklenilen hedeflere ulaşılabilmesi ve
devamının sağlanması açısından da büyük önem taşımaktadır.
Fatih projesinin amacında 11 okul
ve 4 ilde deneme uygulamaları başlamış olup katılımcılar hedeflenmiş, öğretmen
ve öğrencilerin tablet ve akıllı tahtaları ne sıklıkta kullanılacağı BT
aşamasında yapılan yanlışların düzeltilmesi ve sonrası için nasıl daha iyi
olacağı araştırılıp tespit edilmiştir. İzmir, Kayseri, Samsun ve Yozgat
illerinde 11 okulda denemeye katılan okullardaki öğretmen ve öğrencilerin
düşünceleri araştırılmış 5 araştırmacı rapor hazırlamıştır. Gelen
araştırmacılar ise; pilot okullardaki öğretmenlerin haberleri olmadan sınıflara
girip, öğrencilerinin verimliliğini öğretmenlerin akıllı tahtayı ve
öğrencilerin tablet bilgisayarları kullanma durumu gözlenmiş, eksiklikler not
alınmıştır.
Tablet bilgisayarlarının ve
akıllı tahtaların kullanılma aşamasında tüm öğrencilerinin merakının yoğunken
günümüzde azaldığı tespit edilmiştir. Bu proje Türkiye deki öğretmen ve
öğrenciler açısından büyük bir ilerleme kaydettiği açıktır. Hem öğretmenler hem
de öğrenciler daha hızlı erişimle zamanlarından, daha kolay örneklemeyle
sınavlarına hazırlıkları verimliliğini arttırmıştır.



Hiç yorum yok:
Yorum Gönder